Primary Menu
Hit Enter to search or Esc key to close
Blog thumbnail

Kiliselerin ve Katedrallerin Evi Milano

Kiliselerin ve Katedrallerin Evi Milano

Blog thumbnail

İtalya’nın kuzeyinde, Cenova’nın 122 km kuzeydoğusunda bulunan Milano, mimari açıdan büyük hazineleri içinde barındıran bir şehir. İtalyanların tarih boyunca sanata ve tasarıma büyük katkılar sağladığını biliyoruz. Bunun yanında dini inançlarına da oldukça bağlıydılar. Bu yüzden başkent Milan’ı gezerken karşılaşacağın en güzel mimari örnekler kiliseler ve katedrallerde seni bekliyor! Orta Çağ’da İtalyanlar, sanat ve estetik algılarıyla dini inançları yorumluyorlardı. Duomo Meydanı ise bu yorumlardan en harikulade olanların yer aldığı büyük bir vitrin.  

Milan şehrin Visconti ailesi tarafından yönetilirken Duomo Kilisesi’ni yapmaya karar verdi.  1386 yılında inşası başlayan kilise, günümüzde dünyanın en büyük üçüncü Katolik kilisesi. Yapımında kullanılan mermer türü, öncü heykeltıraşların yeteneklerini en iyi şekilde yansıtmalarına olanak sağlıyordu. Duomo Katedrali’nin içinde ve dışında barındırdığı heykellerin sayısı 3500’ün üzerinde. Ve hala yeni bir şey ekliyorlar veya eski bir şeyi değiştiriyorlar.

Duomo meydanı aynı zamanda belediye binası olarak kullanılan Palazzo Marino, Opera Binası La Scalla ve Cinema Odeon gibi harikalar barındırıyor. Bu yapılar geçmişte çıkan yangınlar sonucunda çok büyük hasara uğradılar ve sayısız restorasyon sürecinden geçtiler. Günümüzde ihtişamlarını hala koruyor olmaları büyük bir şans!

Avrupa Modasının Kalbi

Milano şehrindeki gezintin sırasında kendini bir podyumda yürüyormuş gibi hissedersen endişelenme! Dünyanın en zarif şehirlerinden birindesin ve burada şık görünmek insana bir memnuniyet veriyor. Milan’ın yaşam tarzı ve mimarisi aslında birbirini tamamlayan iki farklı estetik algısı. İlki modayı yorumlama kabiliyeti gerektiriyor, ikincisi ise birikim ve deneyim…

Bunun nedeni, bu tarihi İtalyan şehrinin sunabileceği güzelliğin asla yüzeysel olmaması!  Milan’daki güzellik algısı aslında yüzyıllardır gelişen bilim ve sanat anlayışından besleniyor. Böylece şehri ziyarete gelmiş her misafir kendisinin ilham alabileceği bir şeyler bulabiliyor. Bu şehirde ortaçağ mimarisinin de büyük bir cazibesi var, mağazalarında satılan kıyafetlerin ve ayakkabıların da… 😊

Örneğin yapımı tam 10 yıl süren ünlü Galleria Vittorio Emanuele şehri ziyaretiniz sırasında görmen gereken yerlerin başında geliyor. Bina aynı zamanda şehrin önde gelen modacılarının hünerlerini göstermek için sergiler düzenlediği yer olmasıyla da ünlü. Dünya’da açılan ilk Prada mağazasının burada olduğunu biliyor muydun? Aynı zamanda Dünya’da 7 yıldıza sahip olan iki otelden biri de bu galerinin içinde yer alıyor.

Lüksün, ihtişamın ve modanın en ünlü merkezlerinden biri olarak bilinen La Rinascente’de uğramak gerekiyor elbette. Yeniden Doğuş Alışveriş Merkezi. Özellikle son beş yıl içinde şehrin kesinlikle uğranması gereken alışveriş noktalarından biri haline geldi. O yüzden hiçbir şey satın almayı planlamıyorsan bile içeriyi keşfetmekten çekinme. Li Rinascente’nin en güzel sürpriziyse en üst katındaki teraslarında saklı! Buradan Duomo’nun muhteşem kubbelerini tüm ihtişamlarıyla izleyebilirsin.

Duomo Meydanı’ndayken Rochetta ve Duchal Avlularında kısa bir yürüyüşe çıkmayı da unutmamalısın! Bunlar 15. Yüzyıl Avrupası’nın en güz alıcı apartmanları ve ihtişamlarından pek bir şey kaybetmedikleri bir gerçek. Burada Ortaçağ’daki Milan’ı ve şehirdeki yaşam tarzını hayalinde canlandırabilirsin. Triennale Tasarım Müzesi de içinde barındırdığı modern sanat eserleri ile seni oldukça şaşırtacaktır.

Da Vinci’nin Ayak İzleri

Italya’nın Roma’dan sonraki en kalabalık şehri olan Milan, aynı zamanda  en nadide tarihi eserlerin de yuvası. Rönesans’ın, yani Aydınlanma Çağı’nın belki de en parlak insanı olan Leonardo Da Vinci’nin hayatının 25 yılını geçirdiği şehir.  Şehrin batısı ise birbirinden güzel kiliseleri, sarayları, üniversiteleri ve Roma dönemine ait harabeyi içinde barındıran eski Milan. Burada keşfedeceğiniz sanat eserleri neler olacak gelin bir bakalım!

Ünlü dahi Da Vinci hakkında konuşacaksak söylememiz gereken şeylerin başında Son Akşam Yemeği geliyor. Santa Maria Delle Grazie Kilisesi’nin yemekhanesinde boyanan bu eser bütün bir duvarı kaplıyor. 9 metre uzunluğunda ve 4.5 metre yüksekliğinde olan eser, Hz İsa’nın hayatında çok önemli bir anı ölümsüzleştiriyor: 12 Havarisine, içlerinden birinin ona ihanet edeceği haberini verdiği akşam yemeğini. Onun dostlarının yüzlerindeki ifadeleri okumaya çalıştınız mı? Gerçekten inanılmaz detaylar barındırıyor.

Kilisenin kendisi ise şehirdeki en aristokratik ve en güzel korunmuş kilise. 15. yüzyılda inşa edildiğinde dünya üzerindeki en büyük kubbeye sahipti. Roma’da bulunan Pantheon’dakiyle aynı ölçülere sahip. Bramante tarafından kubbeye yapılan işlemeler ise gerçekten harika.

Kilisenin avlusunda kutsal emanetlerin saklandığı bir oda bulunuyor. Ve bundan yalnızca birkaç yıl önce içeride yapılan bir temizlik sırasında inanılmaz bir şey keşfedildi. Mobilyalardan birinin altında Leonardo da Vinci’nin olduğu anlaşılan bir eskiz bulundu.

Da Vinci ile ilgili sergilenen eserlerden bir tanesi de onun günlüğü,  Codex Atlanticus. 12 ciltlik devasa bir not defteri ve dahi sanatçının birbirinden farklı konulardaki düşüncelerini ve tasarımlarını günümüze kadar ulaştırmış. Matematikten astronomiye, mühendislikten sanata, sayısız alanda eser çizim barındıran paha biçilmez bu eser Pinacoteca Ambrosiana’da sergileniyor. Burası, Milan şehrinde gezmeniz gereken müzeler listesinin başında gelen seçkin bir kütüphaneyi barındırıyor.

Pieta Rondanini Müzesi Michelangelo’nun en gizemli eserlerinden biri olan Pieta’yı barındırıyor. Pieta serisi 4 parçadan oluşuyor ve sanatçının en önemli eserlerinden biri kabul ediliyor. Serinin ilk parçası Roma’da sergilenen Aziz Peter heykeli. Diğer iki parçası Floransa’da Medici Şapeli’nde bulunuyor: Pieta’nın onuncu parçası ise burada, ünlü sanatçının hayata gözlerini yumduğu yerde sergileniyor.

Michelangelo, 1500 yılında Rondinini Pietası üzerinde çalışırken tam 89 yaşındaydı ve gözleri görmüyordu. Kendi ölümünün de yavaş yavaş yaklaştığını hisseden ünlü sanatçı son eseri üzerinde çalışmayı bırakmamış. Ölümünden yalnızca 6 gün öncesinde Pieta üzerinde çekiç salladığı bilinir. Gerçekten inanılmaz bir sanatçıydı.

Eski Milan’ın Keşfi

Milan’ın tarihi bundan 2.500 yıl önce başlar. Hz. İsa’nın doğumundan 500 yıl önce Milan Roma İmparatorluğunun bir eyaleti haline gelmişti bile. Sonrasında 5. Yüzyıla kadar şehir sürekli gelişti ve güzelleşti. Ne yazık ki 1476 yılında barbarların istilasına uğradıktan sonra şehrin çoğu yakılıp yıkıldı. Tarihi yıkıntıların büyük bir kısmının yerin altına gömülü olmasının nedeni budur. Bir restorasyon veya yeni bir metro hattı yapmak için yer kazısı yapıldığı zaman şaşırtıcı sürprizler çıkmasının nedeni de bu.

Brera Semti, Antik Mediolanum şehrinin kurulduğu bölgeydi. Burada antik Roma döneminden kalma sütunların harabeleri, borsa binası ve ünlü Palazzo Mezzanotte bulunuyor. San Maurizio Manastırı’nın hemen yanında özel sanat eserlerinin sergilendiği Milan Arkeoloji Müzesi de bulunuyor.

Roma mimarisinin harika örneklerinden biri olan Santa Maria del Carmine Kilisesi de. Binayı inceleme fırsatını kaçırmamalısınız: gül desenli pencereleriyle ön cephesi ve üzerinde yer alan çıkıntılarıyla başınızı döndürecek bir mimariye sahip. Aynı şekilde 1030 yılında inşa edilen San Sepolcro Kilisesi de görülmesi gereken ibadethanelerden biri.

Bir de size önemli bir tavsiye: Milano ulaşımını verimli kullanırsanız gidemeyeceğiniz yer yok! Tramvay, metro ve otobüs biletleri tek seferlik yaklaşık 1.50 € tutuyor. Fakat seyahat planınıza bağlı olarak 15 €’luk toplu bilet almanız daha mantıklı olabilir. Böylece bütün toplu taşıma araçlarını kullanabilirsin. Ayrıca yaklaşık 5 € karşılığında bu geniş kapsamlı biletlerden 24 saat geçerli olanı alabilirsin. Üzerinde büyük bir “T” harfi bulunan kafelerden bu biletleri almak mümkün. Bu Tabacchi kafelerin dışında gazete ve dergi satan büfelerden ve metro istasyonlarından da bilet alabileceğini unutma.

Hatıralarından uzun süre silinmeyecek İtalya’nın en göz alıcı şehri Milan’ı Piri’yle keşfetmeye ne dersin? Duomo civarını keşfettiğimiz ve Da Vinci’nin eserlerini incelediğimiz turlarımızda deneyimli Luiza Albizatti’nin rehberliğinde hem modayla hem sanatla ilgili bir çok şey öğreneceksin! İhtişamlı katedrallerinden görkemli alışveriş merkezlerine, otel tavsiyelerinden restoran önerilerine şehir hakkında öğrenmek istediğiniz birçok şey Piri’de sizleri bekliyor!

Milano’yla ile ilgili sizin eklemek istediğiniz seyahat önerileri var mı? Bize yazın 😊

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*

Kendi turunu üretmek ister misin?
BAŞVUR