Primary Menu
Hit Enter to search or Esc key to close
Hatay

Hatay Gezi Rehberi: Yemeğe Doyanlara Öneriler

Hatay Gezi Rehberi: Yemeğe Doyanlara Öneriler

Hatay

Bir zamanlar Doğu’nun Kraliçesi olarak anılan Hatay, kurulduğu günden itibaren görenleri kültürel zenginliği ile büyülemeye devam ediyor. Yazının kullanımın bile öncesine başlayan yerleşik hayatı, Dünya tarihinde coğrafi ve kültürel olarak önemi ile kendine yer edinmiş şanlı bir şehir. Hatay, Mısırlılardan tutun Giritlilere kadar birçok medeniyetin birleştiği bir yer olmuş. Bugün de adeta senelerdir süre gelen kardeşliğin ve birleşimin izleri Hatay’ın dokusunda kendini hissettiriyor. Jul Sezar, Büyük İskender, Kleopatra, Havari Petrus… bir zamanlar Hatay’ın sokaklarında dolaşıp tarih yazan isimler arasında. Her gelen kültürün damgasını bıraktığı bu şehir şüphesiz hikayeleri ile gezilmesi en keyifli ve gizemli yerlerden biri.

 

Söylemeden geçmeyelim, bir yandan yeme içmelere doyamayacağınız, bir yandan kendinizi tarifi zor bir tarihi yolculukta bulacağınız Hatay’ı, Piri’de deneyimleyebilirsiniz. O zaman hadi gelin, mutlaka görmeniz gereken yerleri, hikayeleri ile bir de bizden dinleyin.

 

Hatay Arkeoloji Müzesi

Hatay

Türkiye’nin en büyük arkeoloji müzelerinden biri olan Hatay Arkeoloji Müzesi mutlaka görmeniz gerekenler listenizin başında olmasını tavsiye ederiz. Hatırı sayılır miktardaki mozaik koleksiyonu bile gidenleri büyülemeye yetiyor. Ayak bastığınız ilk anda Hatay’ın kültürel zenginliğini bütün çıplaklığı ile görebilirsiniz. Hatay’ın en önemli figürleri müzede sizi karşılıyorlar. Bunlardan bir tanesi Hatay şehrinin koruyucusu, bolluk ve ferahlık simgesi Tanrıça Tike’nin heykeli. Bir diğeri ise neredeyse Hatay denilince akla ilk gelen simge olan Geç Hitit dönemi Kralı I. Şuppiluliuma’nın heykeli. 1,5 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 1,5 ton ağırlığında devasa olan bu heykel görenlerde korku ve hayranlık arasında bir duygu bırakıyor. Kendisine selam vermeden Hatay’dan ayrılmayın deriz.

St. Pierre Kilisesi Anıt Müzesi

Sadece Hatay’ın değil dünya tarihinin de çok kritik bir yerinde bulanan St. Pierre Kilisesi, aslında ilk Hristiyanların gizlice toplanmak ve Hristiyanlığı yaymak için kullandıkları bir mağaraymış. O yüzden de Hristiyanlık tarihinin ilk kiliselerinden biri olarak kabul edilir. Mağara, Hristiyanlar için güvenli bir çatı oluşturmanın yanında ayrıca vaftiz etmek ve şifa vermek gibi eylemleri de gerçekleştirdikleri bir yuva olmuş. Doğu Roma’nın resmi dini Hristiyanlık olduktan sonra da bir kiliseye dönüştürülmüş. Bu yüzden gidince de göreceğiniz gibi birçok kiliseye göre farklı bir havası var. Hatay’ın dinler ve diller için ne kadar birleştirici bir yer olduğunu deneyimlemek isteyenler için vazgeçilmez bir yer.

Affan Kahvesi

Hatay

Affan kahvesi gezmekten yorulup, Hatay halkının günlük hayatının bir parçası olmak isteyenler için birebir bir yer. Soluklanmak istediğinizde mutlaka Affan kahvesine gidip bir kahve için. Fakat burada kahve su bardağında veriliyor, buna da süvari diyorlar, o yüzden görünce şaşırmayın. Bir de Lübnan tatlısı olan Haytalı’dan kesin deneyin. Affan kahvesine gittiğinizde karşılaşacağınız bir uyarıyı yapmasak olmaz: Haytalı Adana’da yiyebileceğiniz bici bici tatlısı değildir.

Cehennem Kayıkçısı

Cehennem kayıkçısı, hikayesi ve görüntüsü ile kesinlikle şehrin en etkileyici yerlerinden biri. Yunan mitolojisine göre Kharon, ruhları öbür dünyaya götürmek ile görevli olan cehennem kayıkçısıdır. Eski zamanlarda bir veba salgınını önlemek için Kharon’a ithafen yaptıkları bu kabartma, aslında tamamlanmamış. Bunu da tarihçiler veba salgının kabartma tamamlanamadan bittiği için olduğuna yoruyorlar. Türkiye’de eşinin çok bulunmadığı bu kabartma gittiğinizde sizi de büyüleyecektir.

Hatay Evleri ve Sokakları

Hatay

Bir şehrin sokaklarını gezmek ne kadar klişe bir öneri olsa da Hatay hepsinden çok daha farklı. Öncelikle ahım şahım güzellikte sokaklara sahip bir şehir değil. Fakat zaten kendine has dokusu güzelliğe gelmeden etkilemeye yetiyor. Sokakların ve evlerin mimarisi arkasında yatan detayları ile bizce çok özel. Sokaklar bulunduğu coğrafyanın sıcaklığı ve doğal kaynaklarına saygı ile tasarlanmış. Örneğin kentin sokakları rüzgârı alacak şekilde dizayn edilmiş. Fakat gidenleri de en çok keyif aldığı bir özellik ise bir anda kendinizi bir avluda bulabilmeniz. Antik Çağ’dan beri değişmeyen avlu ön planda tasarlanan evler Hatay’ın kültleşmiş özelliklerinden. Evlerin kapısına baktığınızda el şeklinde iki tane kapı tokmağı görürseniz şaşırmayın. Klasik Hatay evlerinin kapısında erkeğe ve kadına ait iki tane tokmak vardır ve çalındığında farklı sesler çıkarır. Böylece gelen kişinin erkek mi kadın mı olduğu anlaşılırmış. Bu detay gerçekten bakıldığında çok değişik bir güzellik katıyor Hatay evlerine.

Eğer siz de bizim gibi Hatay denilince heyecanlanmaya başladıysanız, mutlaka Piri’de bu eşsiz şehri deneyimleyin.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*