Primary Menu
Hit Enter to search or Esc key to close
Blog thumbnail

Floransa Gezilecek Yerler ve Gezi Rehberi

Floransa Gezilecek Yerler ve Gezi Rehberi

Blog thumbnail

Floransa İtalya’nın en çok turist çeken şehirlerinden biri olmasına rağmen adımınızı attığınız andan itibaren sakinliğiyle sizi büyüler. Ne Roma’daki gibi kendinizi aşırı turist hissedersiniz, ne de Venedik’teki gibi kalabalıklar arasında yürümekte zorlanırsınız. Birinci günden sonra kendinizi Floransa’nın yerlisi gibi hissedebilir, orada yaşadığınızı hayal etmeye başlayabilirsiniz, bizden söylemesi! 

Leonardo Da Vinci, Ghilberti, Dante, Michealangelo, Brunelleschi gibi döneminin en güçlü sanatçılarını yetiştirmiş, Rönesansın kalbi olmuş Floransa. Yolculuğunuz boyunca, bu değerli sanatçıların eserleriyle karşılacak, tarihin ve sanatın sokaklarında bir zaman yolculuğuna çıkacaksınız.

İşte bu yolculuk için bizim olmazsa olmaz dediğimiz 10 öneri:

1. Santa Maria Novella Meydanı: Floransa ismi ne anlama geliyor?

Meydan anlamına gelen Piazza kelimesini, Floransa’da gezerken bol bol göreceksiniz. Santa Maria Novella Meydanı, bazilikanın doğal bir uzantısı; dinine bağlı insanların toplanıp keşişlerin vaazlarını dinledikleri bir yer.

Bu meydanda, mermerden yapılma iki tane dikilitaş bulunuyor. İşte o çiçek Floransa’nın amblemi, İris çiçeği. Şehrin adı da bu çiçekle alakalı. Şehrin eski adı Florentia’mış. Daha sonra Fiorenca’ya dönüşmüş. Fiora da İtalyanca’da çiçek demek. O yüzden şehirde gezinirken buna benzer bir sürü çiçek görebilirsiniz

2. Santa Maria Novella Bazilikası: Gotik tarzın büyülü örneği

Santa Maria Novella Bazilikası Floransa’daki en önemli kiliselerden biri. Dini bir topluluk tarafından inşa edildiği için kiliseden ziyade bazilika olarak hitap ediliyor. Kiliseyi 13. Yüzyılın sonlarında Dominikler inşa etmiş. Dominikler, 13. Yüzyılın başından beri burada, o zamanlar bağlık bahçelik olan bir bölgede yaşıyorlarmış. Kilisenin Santa Maria’ya, yani “Üzüm Bağlarının Meryem Ana’sına” adanmış olması da işte bu yüzden. 13. Yüzyılın sonunda kiliseyi yenilemeye karar verip gotik tarzındaki bu güzel yapıyı inşa etmişler.

İçeride de göreceğiniz gibi, kilisenin orijinal özellikleri olduğu gibi korunmuş. Masaccio’nun Baba Oğul ve Kutsal Ruh freski, Brunelleschi’nin çarmıhı ya da Domenico Ghirlandaio’nun mabeti süsleyen tabloları gibi büyüleyici sanat eserleri bulunuyor. Kiliseyi ziyaret edip içindeki muhteşem sanat eserlerini görmek isterseniz, kilise Pazar sabahları hariç her gün ziyaretçilere açık. Fakat içeri girmek için girişte bilet satin almanız gerekiyor.

3. Palazzo Strozzi: Filippo Strozzi’nin göz bebeği

Bu yapı Rönesans tarzıyla inşa edilmiş sarayların en güzel örneklerinden biri. Rönesans dönemi, antik Yunan ve Roma kültürünün dirilişine sahne oldu. Zaten rönesans kelimesi de yeniden dogma anlamına geliyor. Rönesansın akımının özünde humanism yatıyor, İtalyanca “umanesimo”.

Bu yapı çok varlıklı, banker bir ailenin eviymiş. Ailenin adı Strozzi. Bu aile yine çok meşhur olan başka bir ailenin, Medici ailesinin rakibiymiş. O zamanlar Filippo Strozzi bütün parasını bu gördüğünüz sarayın inşasına harcamaya karar vermiş. Palazzo Strozzi’nin dışı biraz kaba bir görünüme sahip olsa da iç avlusu kesinlikle çok şık görünüyor. Burası rönesans tarzının tüm özelliklerini taşıyor. Eski tarzda başlıkları olan sütunlar ve beyaz ve gri olmak üzere yalnızca iki renkten ibaret kemerler… Günümüzde Strozzi Sarayı geçici sergilerin düzenlendiği halka açık bir bina olarak kullanılıyor.

4. Piazza della Repubblica: Şehrin en eski merkezi

Burası şehrin asıl merkezi. Burada bulunan binaların tümü 19. Yüzyıldan kalma. Floransa’nın diğer bölgeleriyle karşılaştırıldığında buradaki binalar modern kalıyor. Ancak şehrin hakiki en eski merkezi burası.

Burada birçok eski bina varmış, üstelik korunabilecek halde binalar da değillermiş. Çok iyi bir muhit değilmiş kısacası. Yoksul insanların yaşadığı bir yermiş. 1865 yılında Floransa İtalya’nın başkenti ilan edildiğinde, şehir yönetimi geniş çapta restorasyon çalışmaları başlatmış. Bir zamanlar Piazza del Mercato Vecchio olarak bilinen Piazza della Repubblica, yani bu eski Pazar yeri tamamen yenilenmiş. Eski binalar yıkılıp yenileri inşa edilmiş. 

5. Medici Sarayı: Muhteşem Lorenzo ve Michelangelo

Buradaki her şey 14. Yüzyıldan kalma, yani 600 yıllık. Biraz durup gelip geçenleri izlemek istiyorsanız binanın etrafını çepeçevre saran taştan banklara oturabilirsiniz. Ve eğer 600 yaşında olan bir şeye dokunmak istiyorsanız, elinizi güçlü kaya anlamına gelen pietra forte’nin taş bloklarından birine koyabilirsiniz 🙂

Medici ailesi, en azından ilk nesil burada yaşamış. Saray, ailenin babası addedilen ihtiyar Cosimo tarafından yaptırılmış. Oğlu Piero ve Muhteşem Lorenzo olarak tanınan torunu Lorenzo da burada yaşamış; Lorenzo belki de ailenin en önemli üyelerinden biriydi. Sadece iyi bir lider değil, aynı zamanda sanatçıların da hamisiydi. Sponsorluğunu yaptığı sanatçılar arasında Michelangelo da yer alıyor. Ünlü Michelangelo, henüz çocukken bu binada, Lorenzo il Magnifico’nun kanatları altında yaşıyormuş. Sanat hayatına Medicilerin koruması sayesinde başlayıp resim ve heykel yapmayı burada öğrenmiş.

Sarayın avlusu mükemmel bir tarzda yapılmış; zarif, klasik sütunlar ve kemerler, duvarlarda kabartmalar ve incelikli yazılar… Medici Sarayı günümüzde halka açık bir bina. Ayrıca Floransa’nın da idari binası. Binada idari ofisler ve bir de müze bulunuyor. Siz de geziniz sırasınca Medicilerin yaşamış olduğu daireleri ziyaret edebilirsiniz.

6. Duomo Kubbesi: 463 Basamaklı İlham Kaynağı

Burası her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği, Floransa’nın en popüler yerlerinden ve sembollerinden  biri. « Duomo » kelimesi « ev » demek. İtalya’da Duomo’yu şehrin en önemli kilisesi olarak sayıyorlar. Yukarıda manzara gerçekten mükemmel. Fakat aklınızda olsun, tepeye tırmanmak için 463 basamak çıkmanız gerekiyor. Brunelleschi’nin kubbesinin sırrı tuğla yapısı. Birbirinin içine geçen tuğlalar bir balık sırtıyla kıyaslayabileceğiniz türden mimari bir destek meydana getiriyor. Bu yapı, Saint Peter’s dahil olmak üzere hala dünyadaki en büyük tuğla kubbe niteliği taşıyor ve birçok farklı kubbeye de ilham olmuş. 

7. Dante’nin Yeri: İtalyanca’nın babası

Bu bölge, sizin de muhtemelen aşina olduğunuz büyük şair Dante Alighieri’nin anısına isimlendirilmiş. Dante, İtalyan edebiyatının başyapıtlarından biri olan İlahi Komedya’nın yazarı. Bu eserinde cehennemden ve araftan geçerek cennete gittiği yolculuğunu anlatıyor. Dante Alighieri 1265’te bu bölgede dünyaya gelmiş. Bu caddede yürürken, sol tarafınızda Dante Kilisesi olarak bilinen ufak bir kilise göreceksiniz ve caddenin sonuna ulaştığınızda, Dante’nin evinin yer aldığı ufak bir meydanla karşılaşacaksınız. Bu yapının Dante’nin orijinal evi olduğundan yüzde yüz emin değiliz ancak Dante’nin kesin olarak burada yaşadığını biliyoruz. Dante, dünya çapında İtalyanca dilinin babası olarak nam salmış. Eserlerinde o zamanlar edebiyatın resmi dili olan Latince kullanmak yerine, insanların birbirleriyle daha iyi iletişim kurmasını sağlayacak yeni bir dil oluşturmaya karar vermiş ve standart İtalyanca ortaya çıkmış. 

8. Santa Croce Bazilikası: Farklı inançların buluşma noktası

Bu bazilika da Floransa’nın en önemli kiliselerinden biri. Bina taştan yapılma ancak mermerden bir cephesi var ve Duomo’nun cephesini hatırlatıyor. Bu kilisenin 19. Yüzyıla kadar güzel bir cephesi yokmuş, olan da basit bir cepheden ibaretmiş. Ancak 18.Yüzyılın ikinci yarısında bir adam cephenin inşasına sponsor olmuş. Bu adam İtalyan değilmiş; İngiliz ve Protestanmış. Gerekli parayı vermis ve dış cephe inşa edilebilmiş. Peki projeyi kim yapmış? Proje, Niccolo Matas adındaki Yahudi bir mimara emanet edilmiş.

Burada tuhaf bir durum var. Bir Katolik kilisesi düşünün, cephesi Yahudi bir mimar tarafından tasarlanıyor, sponsoru da bir Protestan. Bu eşine az rastlanır bir tesadüf. 

Üç büyük din, güzel bir eser yaratmak için bir araya gelmiş.  Aralarında büyük sanatçı Michelangelo’nun mezarı, tam karşısında modern bilimin babalarından biri olan Galileo Galilee’nin mezarı, sonra politikacı ve «Prens » kitabının yazarı Machiavelli’nin mezarı, Alfieri, Foscolo, besteci Rossini gibi İtalyan edebiyatçılarının mezarları bulunuyor burada . Gördüğünüz gibi birçok ünlü kişinin mezarları var ve farklı inançlara mensup insanların bir araya gelip de kilisenin cephesini yaptırmalarının sırrı işte bu..

9. Palazzo dell Antella: Uyuyan Eros’un Resmi

Dell’Antella Floransa’da yaşamış bir ailenin ismi. Dolayısıyla bu saray da dell’Antella ailesine aitmiş. Yapı ortaçağda inşa edilip 17. Yüzyılda yenilenmiş. Göreceğiniz üzere sarayın cephesi resimlerle kaplı; bu Floransa’da alışılmışın dışında bir durum. Resimler hava koşulları yüzünden iyi korunamamış ama yine de göz attığınızda bir şeyler seçebiliyorsunuz. Sarayın dışındaki resimlerse içerideki asıllarının taklitleri. Çok zengin olan Dell’Antella ailesi, birçok meşhur ressam tarafından yapılmış resimlerin olduğu büyük bir koleksiyona sahipmiş ve bu resimleri herkesin beğenisine sunmaya karar vermişler. O yüzden herkesin görüp de takdir edebileceği şekilde evlerinin dışına yeniden yaptırmışlar. Bu taklitlerden biri Caravaggio’nun en meşhur eserlerinden olan Uyuyan Eros resmi. Onu cephenin alt kısmında, solda görebilirsiniz, Eros’u uyurken gösteriyor.

10. Aziz Giovanni Vaftizhanesi: Cennet Kapıları

Vaftizci Yahya Vaftizhanesi ya da İtalyanca ismiyle Battistero de San Giovanni, Floransa’daki en eski binalardan biri. Adının da belirttiği gibi bu bina, Katolik mezhebinin çok önemli ve kutsal bir parçası olan vaftiz ayini için inşa edilmiş. 

11. Yüzyılda yapılan vaftizhane beyaz ve yeşil mermer olmak üzere iki farklı taşla süslenmiş. Dini yapılarda sıkça rastladığımız bu tür süslemeli stile geleneksel Roma tarzı adını veriyoruz. Binanın şekli İtalya’da yaygın olduğu haliyle sekizgen, ancak ülkede şekli dairesel olan başka vaftizhaneler de bulunuyor.

Vaftizhanenin üç kapısı var ama katedrale bakan kapısını mutlaka yakından incelemelisiniz. Sanat kavramını tamamıyla değiştirmiş nadir bir sanat eseri bu kapı. Kapıya cennetin kapıları ismini, “bu kapılar o kadar güzel ki cennetin kapısı varsa bu kadar olur” diyerek Michelangelo vermiş. Bu kapılara Rönesans kapısı da diyebiliriz çünkü bu, Floransa’da ortaya çıkan ilk Rönesans eserlerinden biri. Bu güzel kapıları yapan sanatçı Lorenzo Ghiberti. 

Floransa gezilecek yerler haritası için bu 10 noktayı seçerken oldukça zorlandık ama size önereceğimiz diğer yerlerden bazıları da şöyle: Signoria Meydanı (Piazza della Signoria), Ponte Vecchio, Piazzale Michelangelo, Plazzo Pitti, Palazzo Vecchio, Giotto’nun Çan Kulesi (Campanile di Giotto), Boboli Bahçeleri (Giardino di Boboli), San Lorenzo Bazilikası, Mercato Centrale. Sizin önereceğiniz farklı yerler varsa, yorumlara bırakabilirsiniz.

Aynı zamanda Uffizi, Bargello, Galleria dell’ Accademia gibi Floransa’nın en güzel müzeleri için ayrı bir yazı yazdık, buradan okuyabilirsiniz.

Tahmin edeceğiniz gibi Floransa’da renkli bir gece hayatı bulamayabilirsiniz, Floransa gece kulüpleri oldukça sayılı. Fakat dilerseniz buraya kadar gelmişken Floransa Venedik tren hattı ile Venedik’ e uğrayabilir hatta zamanınız varsa Milano’ya da uğrayabilirsiniz. Aslına bakarsanız bizce en güzeli, İtalya için uzun bir zaman dilimi ayırmak, Roma, Floransa, Venedik üçlüsünü bir arada gezmek. Eğer isterseniz size toplu şekilde Roma – Floransa – Venedik gezi rehberi hazırlayabiliriz, yorumlardan paylaşabilir misiniz?

Son olarak Floransa gezilecek yerler listemizi sevdiyseniz, size Piri Floransa sesli turlarını tavsiye ediyoruz. Floransa’nın yemek kültürü, lokallerin yaşam şekli ve en güzel sokakların, binaların hikayelerini sesli Floransa turlarından öğrenebilir, Piri’nin haritalarından ve mekan önerilerinden de faydalanabilirsiniz. Piri Floransa turları için uygulamayı bu linkten indirebilirsiniz.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rating*

Kendi turunu üretmek ister misin?
BAŞVUR